”Bir sana aşığım bir de dağlara ”

 

 

 

Ali Kemal KEPENEK

Elbrus Dağı tırmanışında karaciğer yetmezliğinden hayatını kaybeden Ali Kemal, günlüğünde son olarak sevgilisine seslenmişti: Seni ve dağları seviyorum
Trabzon’da yaşayan Ali Kemal Kepenek’in (24) dağcılık merakı Trabzon Lisesi son sınıfta başladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Dağcılık Kulübü’ne başvuran genç, Türkiye Dağcılık Federasyonu Eğitim Kurulu üyesi Ersan Başar’ın “Kulübümüze üye olabilmen için çok çalışıp KTÜ’ye girmen gerekiyor” cevabıyla karşılaştı.

Bunun üzerine azmedip KTÜ Mühendislik Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü’nü kazanan Ali Kemal’in fakülteye kaydını yaptırdıktan sonraki ilk işi Dağcılık ve Kış Sporları Kulübü’ne başvurmak oldu. 5 yıl boyunca dağcılık yapan Ali Kemal, Türkiye’de Ağrı, İran’da Demavar, Gürcistan’da Kazbek ve Tacikistan’da Sunuskaya dağlarına tırmandı.

ELBRUS, SON HEDEFİYDİ
Ali Kemal Kepenek’in son hedefi Rusya sınırları içinde yer alan Elbrus Dağı idi. Kafkas sıra dağlarının en yüksek noktası olan 5.642 metre yüksekliğindeki dağa tırmanmak için KTÜ Dağcılık Kulübü’ne üye Ersan Başar, Serdar Sönmez, Bünyamin Usta ile birlikte yola çıktılar. 13 Ağustos günü Rusya’nın Sochi kentine giden 4 dağcı 15 Ağustos günü tırmanışa geçti.

İlk zamanlarda her şey oldukça iyi gitti. Dört arkadaş 3.100 ve 4.300’üncü metrelerde yaptıkları iki kamptan sonra zirveye çıkmayı başardı. Ne olduysa inişe geçtikleri anda oldu. Karaciğer yetmezliği rahatsızlığı bulunan Ali Kemal, arkadaşı Ersan Başar’a “Gözlerim görmüyor” dedi. Daha sonra da yürümekte güçlük geçen genç dağcı bir süre sonra ise cansız yere yığıldı. Yapılan otopside şeker hastalığına bağlı karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği belirlenen Ali Kemal Kepenek, önceki gün memleketi Rize’de toprağa verildi.

Özellikle dağdayken sürekli günlük tutan Ali Kemal, ölmeden bir gün önce yazdığı son sayfada şu satırlara yer vermişti:

GÜNLÜKTE SON SÖZLER
“Türkiye saati ile 18.22’de çadırdayız. 4 bin 600 metredeyiz. Sırtıma batan taş ve nefes almakta zorlanmaktan başka bir problem yok. Kamp yeri korkularımı artırıyor. Üstümüzde buzdolabı büyüklüğünde kayalar buzulda eğrelti şeklinde duruyor. Bugün yorulduk. 4 bin 600’e kamp yüküyle çıktık. Ama domates çorbası ve makarna işi düzeltti. Açıkçası korkularım var ama inşallah zirveye ulaşacağız. Bugün zirveden dönen bitmiş insanları gördükçe ölümün bu kadar basit olması ürkütüyor beni. Sabah 05.30’da zirveye gideceğiz. Zirve sürekli kapatıyor. Hiç açmıyor. Kendime ve ekibe güveniyorum. Çok iyiyiz. (Sevgilisine hitaben) Seni ve dağları çok seviyorum.”

BERABER ZİRVE YAPTIK
Dağcılığı öğrendiği ve beş yıl boyunca çeşitli dağlara birlikte tırmandığı Ersan Başar (solda), Ali Kemal’in beklenmedik ölümünün kendilerini çok üzdüğünü belirterek, “Her şey çok normaldi. Dördümüz birlikte dağa tırmanya başladık. Bizim gibi Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelen bir çok dağcı da tırmanıştaydı. Ali Kemal, çok neşeliydi. 5.642 metredeki dağın zirvesine birlikte çıktık. Dağ sevdalısı arkadaşımızı yine dağlarda şehit verdik” dedi.

HENÜZ 24’ÜNDEYDİ
Dağcılık tutkunu Ali Kemal’in son hedefi Rusya sınırları içinde yer alan 5.642 metre yükseklikteki Elbrus Dağı idi. 3 arkadaşı ile 15 Ağustos’ta Elbrus’a tırmanan Ali Kemal, zirveye çıkmayı başardı ama inişe geçerken hayatını kaybetti.

Elbrus’un aldığı 15’inci can
Doğusunda Çeçenistan ve Osetya, güneyinde Gürcistan ile sınır olan Elbrus, Rusya toprakları içinde yer alıyor. 5.642 metre yüksekliğindeki dağ Kafkas sıradağlarının da en yüksek noktası. Baksan Vadisi’nde bulunan dağ dünya dağcıları tarafından teknik ve tırmanış yönünden çok önemli.

Yabancı dağcıların gözdesi olan ve her yıl yüzlerce tırmanış yapılan Elbrus Dağı’na Türk dağcılar 1996 yılından itibaren ilgi göstermeye başladı. Dağdaki buzul yarıkları yüzünden dağcıların zor anlar yaşadığı Elbrus’da Ali Kemal Kepenek’le birlikte bu yıl ölen dağcı sayısı 15’e yükselmiş oldu.

Sosyal Medyada Paylaş!Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

”Bir sana aşığım bir de dağlara ”” için bir yorum

  1. Sevgili Ali,

    Çok uzun zaman olmuş aramızdan ayrılalı ama o fakültenin bahçesindeki kahkalarını halen daha duyar gibiyim.

    Dağları çok sevdin ve şimdide Kaçkarların eteğinde huzur içinde yatıyorsun.

    Bizlere kattığın herşey için çok saol.. Rüzgarların özgürlüğü haykırdığı zirvelerde buluşmak üzere.

    Allah rahmetini bol eylesin ..

Bir Cevap Yazın